Çarşamba, Ekim 20, 2010

Üniversitelerin son sınıflarına formasyon imkanı

Üniversitelerin son sınıf öğrencilerine, sadece 2010-2011 eğitim-öğretim yılında geçerli olmak üzere bir kereye mahsus pedagojik formasyon imkanı tanındı.

AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, üniversitelerdeki son sınıf öğrencilerinin pedagojik formasyon sertifika programlarından yararlanabilmeleri için rektörlüklerin Yükseköğretim Kurulu (YÖK) nezdinde sürdürdüğü girişimler sonuç verdi.
YÖK, talepler üzerine, son sınıf öğrencilerinin bu eğitim-öğretim yılına mahsus pedagojik formasyondan yararlanmasını kararlaştırdı.
YÖK tarafından, üniversite rektörlüklerine konu ile ilgili gönderilen kararda, ''bazı yükseköğretim kurumlarının, 4. sınıf öğrencilerinin pedagojik formasyon sertifika programı için yapmış oldukları başvuruları kabul ederek, sertifika programını başlattıkları ve öğrencilerin mağdur edilmemesi amacıyla 2010-2011 eğitim-öğretim yılına mahsus olmak üzere 4. sınıf öğrencilerine de eğitimleri sırasında pedagojik formasyon sertifika programı izni verilmesine ilişkin tekliflerin, 7 Ekim tarihli YÖK Genel Kurul toplantısında incelendiği ve 2010-2011 eğitim-öğretim yılına mahsus olmak üzere, son sınıf öğrencilerine de eğitimleri sırasında pedagojik formasyon sertifika izni verilmesine karar verildiği'' belirtildi.

YÖK'ün kararında şu ifadeler yer alıyor:

''Öğrencilerin 7. yarıyıldaki not ortalamalarının asgari 4 üzerinden 2,5 olmasına, bir dönemde alınacak derslerin, lisans dersleri de dahil olmak üzere, en fazla 30 kredi olarak belirlenmesine, kalan derslerin müteakip öğretim yılında veya yaz öğretiminde verilmesine, ancak yaz öğretiminde verilecekse öğretmenlik uygulaması dersinin 2011-2012 eğitim-öğretim döneminde tamamlattırılmasına veya pedagojik formasyon derslerinin 5. yarıyılda başlayan öğrencilerle beraber alınarak dört dönemde verilmesine, söz konusu programa kayıt olan son sınıf öğrencilerinden de diğer eğitim-öğretim sırasında programa katılan öğrencilere belirlenen ücretin alınmasına devam edilmesine karar verilmiştir.

Milli Eğitim Bakanlığına bağlı eğitim kurumlarına öğretmen olarak atanacakların atamalarına esas olan alanlarla mezun oldukları yükseköğretim programları ve aylık karşılığı okutacakları derslere ilişkin çizelgede yer alan bölümlerde halen öğrenci olup, hazırlık sınıfı ve bir yıl kayıt dondurmuş olan öğrenciler hariç olmak üzere, 2010-2011 eğitim öğretim yılında 7. yarıyıla gelen öğrenciler başvurabilirler.''

Dün başlayan başvurular, 22 Ekim Cuma günü sona erecek

Pazartesi, Ekim 04, 2010

Türbanlı öğrenci dersten atılamayacak

YÖK, İstanbul Üniversitesi'ne gönderdiği yazı ile disiplin yönetmeliğine uymayan öğrencilerin dersten çıkarılmasını yasakladı. Yönetmeliğe göre sadece tutanak tutulacak.

AK Parti ve CHP, türbanın üniversitelerde serbest bırakılmasına anayasal çözüm ararken Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK) erken davrandı. YÖK'ün gönderdiği yazıyla birlikte, öğrenciler anayasa engeli olsa bile artık derslere başörtülü olarak girebilecek.

Siyasi partileri karşı karşıya getiren sorun tıpkı Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç'ın önerdiği gibi "uygulamada" çözüldü.

Herşey İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde bir öğrencinin türbanı nedeniyle dersten çıkarılması ile başladı.

Konu Yüksek Öğretim Kurumu’na intikal etti. YÖK'ten gelen yanıt ise türbanın önünü fiilen açmış oldu.
YÖK, öğrencinin "disiplin yönetmeliğine aykırı" durumu nedeniyle sınıftan çıkarılamayacağını; çıkaran öğretim görevlisi hakkında soruşturma açılacağını duyurdu.

YÖK'ün bu yanıtı İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü'nce tüm öğretim görevlilerine dağıtıldı.
Bundan böyle bir öğrenci derse türbanla girse bile derse alınmaması ya da sınıftan çıkarılması sözkonusu olmayacak.

Öğretim görevlisi de tutanak tutup bunu dekana vermekle yetinecek.
Bu talimata uymayan öğretim üyeleri hakkında ise soruşturma açılacak.
'Başörtülü öğrencilerin dersten çıkartılmaması yönünde bir yazı gelmedi'
CİHAN - Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cemal Taluğ, YÖK'ten kendilerine başörtülü öğrencilerin dersten çıkartılmaması yönünde herhangi bir yazı gelmediğini söyledi.
Ankara Üniversitesi'nin 2010-2011 eğitim öğretim yılı açılış töreni Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Farabi Salonu'nda gerçekleşti. Üniversite Rektörü Prof. Dr. Cemal Taluğ, bir gazetecinin YÖK'ün bazı üniversitelere başörtülü öğrencilerin derslerden çıkartılmaması yönünde yazı gönderdiği yönündeki iddiaları hatırlattı. Kendilerine bu yönde bir yazı gelmediği bilgisini veren Taluğ, "Bugünkü yasal mevzuat çerçevesinde derse girmek mümkün değil." dedi.
Taluğ, 'resmi durum değişirse onu uygulayacaklarını' söyledi.

Üniversite tercihini 'ucuzluk' belirliyor

 Mersin Üniversitesi (MEÜ) Psikolojik Danışma ve Rehberlik Merkezi'nce yürütülen 'Öğrenci Profili Araştırması' tamamlandı. Araştırma, Öğrenci Seçme Sınavı'nda (ÖSS) başarılı olan öğrencilerin tercihlerini kentlerin yaşam standartlarındaki ucuzluğu ve yaşadıkları bölgeye yakınlığına göre belirlediğini ortaya koydu.

MEÜ bünyesindeki 11 fakülte, 8 yüksekokul ve 11 meslek yüksekokulunda öğrenim gören 6 bin 4 kız ve 7 bin 748 erkek öğrenci olmak üzere toplam 13 bin 752 öğrencinin katıldığı Öğrenci Profili Araştırması'nda, öğrencilerin ard-yöresel özellikleri, üniversiteye geçiş süreci, barınma, geçim ve ders çalışma durumları, öğrenim görülen alan ve bölümü tanıma düzeylerinin yanı sıra üniversitenin olanaklarından yararlanma durumları, sosyal, kültürel ve sportif etkinliklere katılım düzeyleri ile genel memnuniyet düzeyleri ve sorun alanları değerlendirildi. Araştırmaya göre öğrencilerin yüzde 43.7'si öğrenim gördüğü bölümden memnun olduğunu dile getirirken, yüzde 47.2'si bölümlerini ilgi duyarak ve severek tercih ettiği, yüzde 45.3'ü de ÖSS puanı tuttuğu için ilgili bölüme geldiğini dile getirdi. Üniversite eğitimini büyük oranda meslek sahibi olmak, statü kazanmak ya da diploma sahibi olmak için aldığını belirten öğrenciler, akademik eğitim almalarındaki bir diğer nedeni de kişiliklerini geliştirmek ve bağımsızlıklarını kazanmak olarak gösterdi.

MERSİN'İN 'UCUZ BİR ŞEHİR' OLMASI TERCİHLERİ ETKİLEDİ

Araştırmada, öğrencilerin geldikleri bölgelere yönelik bulguların MEÜ'nün önemli bir bölge üniversitesi olduğunu ortaya koyduğu yorumu yapılırken, özellikle Akdeniz, Güneydoğu Anadolu ve İç Anadolu Bölgesi'nden üniversiteye öğrenim görmeye gelen öğrencilerin oranının yüzde 78.1 olduğuna dikkat çekildi. Bu bölgelerden gelen öğrencilerin yaşadıkları iller dikkate alındığında Mersin'in yanı sıra genellikle Mersin'e yakın illerden öğrenci geldiği vurgulandı.

Öğrencilerin MEÜ'de öğrenim görmeyi seçme nedenleri incelendiğinde ise; ailenin yaşadığı yere yakınlık önemli bir tercih nedeni olarak öne çıkarken, Mersin'in ucuz bir şehir olmasının da önemli bir etken olduğunun altı çizildi. ÖSS'den alınan puanın da öğrencilerin tercihini etkilediği yorumu yapılırken, öğrencilerin puanlarına göre üniversite araştırdıkları için MEÜ ile ilgili detaylı bir bilgiye sahip olmadıkları ve MEÜ'yü yeterince tanımadan tercih ettikleri ifade edildi.

ANNE-BABA EĞİTİM DURUMU GENELDE İLKÖĞRETİM DÜZEYİNDE

Araştırmaya göre il merkezi ya da büyükşehirlerden üniversiteye gelen öğrencilerle ilçe merkezi, köy ya da kasabalardan gelen öğrenci oranlarının eşit olduğuna (yüzde 54.5) dikkat çekilirken, MEÜ'de aylık ortalama geliri bin TL'nin altında olan ailelerin oranının da yüzde 59.7 olduğu belirlendi. Ailesinde bugüne kadar üniversite eğitimi alan başka birisi olmayanların oranı yüzde 45.2 olurken, MEÜ öğrencilerinin anne-baba eğitim durumlarının büyük oranda ilköğretim düzeyinde olduğu dile getirildi. Lise

mezunu annelerin oranı yüzde 16, babaların oranı yüzde 24 iken, lise üzeri eğitim düzeyine sahip babaların oranı yüzde 17.4, annelerin oranının ise sadece yüzde 8.2 olduğu belirtildi.

Öğrencilerin üniversite bünyesindeki hizmet birimlerinden yararlanma düzeylerine yönelik bulgular ele alındığında ise; yemekhane, kantin ve kütüphaneden 'çok' ya da 'oldukça' yararlananların oranının yüzde 50 olduğu kaydedildi. Bunun yanında spor tesisleri, öğrenci toplulukları, Bilgi İşlem ve Erişim Merkezi, Sağlık Merkezi ile Psikolojik Danışma ve Rehberlik Merkezi'nden 'çok' ya da 'oldukça' yararlanan öğrencilerin oranının yüzde 20 ile yüzde 40 arasında değiştiğine işaret edildi. Öğrencilerin genel

olarak üniversitedeki sportif etkinliklere 'çok' ya da 'oldukça' katılım düzeylerinin yüzde 37.2, sosyal ve kültürel etkinliklere katılım düzeylerinin de yüzde 35 civarında kaldığının altı çizildi.

"ÖĞRENCİLERİMİZİ TÜM YÖNLERİYLE TANIMAYA ÇALIŞIYORUZ"

Araştırma sonuçlarını değerlendiren MEÜ Rektörü Prof. Dr. Suha Aydın, öğrencilerin ilgi, istek, beklenti ve ihtiyaçlarını dikkate alan kurumsal politikalar geliştirmenin oldukça önemli olduğunu vurguladı. Aydın, "Günümüzde yüksek öğretim kurumlarının başarısı, öğrencilerinin kendilerini üniversiteleriyle tanımlamaları, kendilerini öğrenim gördükleri üniversitenin bir parçası olarak görmeleriyle değerlendirilmektedir. Bir başka ifadeyle öğrencilerinin akademik, sosyal ve kültürel yönlerden sürekli

gelişimini amaç edinmiş bir üniversite topluluğu oluşturan ve öğrencisinde bu topluluğa yönelik aidiyet duygusu geliştirebilen üniversiteler kurumsal olarak başarıyı da yakalamış olmaktadırlar. Biz, üniversitemiz bünyesindeki tüm akademik ve idari birimlerde çalışanlar ile öğrencilerimiz arasındaki eğitsel ve sosyal ilişkinin kalitesini artırmanın temelinde öğrencilerimizi çeşitli özellikleri açısından tanımanın yer aldığını düşünüyoruz" dedi.

ARAŞTIRMA KİTAP HALİNE GETİRİLDİ

MEÜ Psikolojik Danışma ve Rehberlik Merkezi'nce yürütülen 'Öğrenci Profili Araştırması'nın üniversite bünyesinde öğrenim gören öğrencilerin temel özelliklerinin değerlendirilmesine de yardımcı olacağını kaydeden Aydın, bunun yanında gelecekte öğrencilere yönelik yapılacak benzer nitelikteki araştırmalara da bir altyapı oluşturacağını vurguladı.

Öte yandan, kitap haline de getirilen 'MEÜ Öğrenci Profili Araştırması' sonucunda MEÜ bünyesinde rektörlüğe bağlı akademik gelişim birimi, psikolojik danışma ve rehberlik birimi, kariyer geliştirme birimi, engelsiz yaşam birimi, yabancı uyruklu öğren

ANNE-BABA EĞİTci birimi, krize müdahale birimi ve araştırma birimi gibi alt birimlerden oluşan bir Öğrenci Gelişim, Uygulama ve Araştırma Merkezi kurulması kararlaştırıldığı kaydedildi.

Aralıkta süresi dolacak rektörler

Cumhurbaşkanı Gül tarafından atanan 58 rektörden, 23’ü yeni kurulan üniversitelerde görevlendirildi. Bu 23 rektörün ismi YÖK tarafından belirlendi. 35 rektör ise mevcut rektörlerin görev süresinin dolması nedeniyle mevzuattaki üç aşamalı sisteme göre atandı. Bu 35 rektörden 16’sı, üniversitelerde yapılan seçimde ilk sıraya yerleşmediği halde, Cumhurbaşkanı Gül tarafından atanan isimlerdi. İstanbul Üniversitesi, İTÜ, Gazi, Eskişehir Anadolu, Akdeniz, 9 Eylül, 19 Mayıs, Yıldız Teknik ve Uludağ gibi büyük üniversiteler bu grup arasında yer alıyordu. Bu rakamlara göre, Gül, görev süresi boyunca atadığı rektörlerin yüzde 46’sında üniversitelerin ilk sıra tercihlerini dikkate almadı.

Gül’den önceki dönemde Cumhurbaşkanlığı yapan Sezer döneminde, 123 rektör atandı. Bu rektörlerden 95’i üniversite seçimlerinde de en çok oyu alan aday olmuştu. Bu rakama göre, Sezer döneminde atanan rektörlerin yüzde 23’ü, listede ilk sırada yer almadıkları halde atandılar.

Aralıkta süresi dolacak rektörler

28 Aralık 2010 tarihi itibarıyla görev süreleri dolacak olan, Ahmet Necdet Sezer’un cumhurbaşkanlığı döneminde atanmış rektörler ve üniversiteleri şöyle:

Prof.Dr. Şükrü Boylu (Adnan Menderes), Prof. Dr. Şerif Saylan (Balıkesir), Prof. Dr. Semra Öncü (Celal Bayar), Prof. Dr. Zehra Seyfikli (Gaziosmanpaşa), Prof. Dr. Alinur Büyükaksoy (Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü), Prof. Dr. Zafer İlken (İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü), Prof. Dr. Abamüslüm Güven (Kafkas), Prof. Dr. Nafi Baytorun (Kahraman Maraş Sütçü İmam), Prof. Dr. Sezer Komsuoğlu (Kocaeli), Prof. Dr. Süha Aydın (Mersin), Prof. Dr. Rahmi Aksungur (Mimar Sinan Güzel Sanatlar), Prof. Dr. Şener Oktik (Muğla), Prof. Dr. Şerefettin Canda (Mustafa Kemal), Prof. Dr. Mehmet Durman (Sakarya), Prof. Dr. Bektaş Açıkgöz (Zonguldak Karaelmas)

Öğrencilere 6 yılda üniversiteyi bitirme zorunluluğu geliyor

YÖK’ü değiştiren taslak Bakanlık’ta YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, 2547 Sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun bazı maddelerinin değiştirilmesine yönelik olarak hazırlanan kanun taslağının Milli Eğitim Bakanlığı’na gönderildiğini belirtti

Taslakta, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün de eleştirdiği rektörlük seçim sisteminin değiştirilmesine ilişkin herhangi bir madde öngörülmüyor. Özcan, rektör seçim sisteminin yabancı ülkelerde nasıl yapıldığına ilişkin incelemelerin sürdüğünü ifade ederek, “Onun dışında daha ciddi sorunlarımız var” dedi.
Özcan, MEB’e gönderilen kanun taslağının yeni yasama yılında kanunlaşmasını beklediğiklerini anlatırken, Gül’ün de şikâyetçi olduğu rektör atama sistemiyle ilgili yapılacak düzenlemeler “şimdilik” rafa kaldırıldı.
TBMM’nin açılışı dolayısıyla düzenlenen resepsiyonda gazetecilerin sorularını yanıtlayan Özcan, “Taslakta başka şeyler var o konu yok. Onun haricinde ciddi sorunlarımız var. Bu konuyla ilgili arkadaşlarımız çalışıyor. Hangi ülkede nasıl oluyor bilgiler elimizde. Çalışmalar devam ediyor” diye konuştu. Özcan, taslağın içeriğini anlatırken, “YÖK Denetleme Kurulu’nun yapısı, öğrenci affı gerektirmeyecek üniversiteden atılmayı kaldıran sistem ile performansa dayalı sistemin gelmesi bizim için önemli olanlar bunlar. Bu konularda bir an önce düzenlemenin yapılması gerekiyor” dedi.Taslakta öne çıkan bazı düzenlemeler özetle şöyle:

Akademisyenlere ödenek

Öğrenciler terörle bağlantılı suçlardan mahkûmiyet almadığı sürece üniversiteyle ilişiği kesilmeyecek. Mevcut düzenlemede, 7 yılda üniversiteyi bitiremeyen öğrenciler atılıyor.
Yeni düzenleme yürürlüğe girerse, öğrencilere 6 yılda üniversiteyi bitirme zorunluluğu getirilecek. Akademisyenler “faaliyet ödeneği” adı altında ek ücret alabilecek. YÖK’ün kurulduğu günden bu yana 9 kişi ile çalışan YÖK Denetleme Kurulu’nun üye sayısı 30’a çıkartılacak.

Perşembe, Eylül 30, 2010

ÖSYM’de tekno devrim

KPSS’de kopya skandalı sonrası sınav sisteminin son teknolojiyle donatılması için düğmeye basıldı. Kişiye özel kitapçık, fotoğraflı cevap anahtarı ve soruların bulunduğu kutulara çipli takip sistemi geliyor.

Kamu Personeli Seçme Sınavı’ndan (KPSS) başlayarak neredeyse tüm sınavlara yayılan kopya skandalı sonrası Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi’nde (ÖSYM) ‘güvenlik harekatı’ başlatıldı. YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, ÖSYM’deki açıkların tespiti ve sınavlarda alınacak önlemler için özel bir rapor hazırlattı. Anadolu Üniversitesi öğretim üyeleri Yrd. Doç. Dr. Hakan Şenel ve
Erhan Akmen tarafından hazırlanan raporda, sınav sisteminde kullanılabile-cek son teknoloji güvenlik yöntemleri anlatıldı. ÖSYM’nin güvenliğiyle ilgili ilk kez hazırlandığı ortaya çıkan raporu inceleyen Prof. Özcan, önerilen sistemin 2011’den itibaren yapılacak sınavlarda kullanılması talimatını verdi. Yeni düzenlemelere göre sınavlar şu sıkı güvenlik önlemleri altında yapılacak:


ADAYA ÖZEL KİTAPÇIK

Soru kitapçıkları dijital baskı sistemlerinde basılacak. Böylece halen uygulanan ofset matbaa aşamasındaki gibi kitapçıklar alınamayacak. Her adayın, kendine özel cevap anahtarı, diğer tüm adaylardan farklı soru kitapçığı olacak. Soruların yeri her kitapçıkta karıştırılacak. Böylece A, B, C, D gibi birkaç grupta değil, sınava giren aday sayısı kadar farklı kitapçık türü ve cevap anahtarı yer alacak. Soruların bluetooth teknolojisiyle servis edilemesinin önüne geçilmiş olacak.

SORU KOLİLERİNE ÇİPLİ TAKİP

Kitapçıkların kişiye özel basılmasından sonra, üç tarafına holospotlu güvenlik bandı takılacak. Kitapçıklara sıkıca iliştirilecek birkaç milimetre karelik bir bilgi alanına sahip holospot bant, yüksek çözünürlüklü bir lazerle veri taşıyıcıya yazılmış gizli güvenlik özelliklerini barındıracak. Soru kutuları içine uzaktan izleme çipi gibi elektronik sistemler konulacak. Böylece kutuların ne zaman açıldığı, kutulardan birinin diğerlerinden uzaklaştırılması saniye saniye tespit edilecek.

FOTOĞRAFLI CEVAP KAĞIDI

Cevap kağıdının üzerine adayların fotoğrafları basılacak. Böylece adayların yerine başkaları sınava giremeyecek. Sınav sonrasında cevap anahtarı ve kitapçıklarının bulunduğu kutular açılır açılmaz, kitapçık ve anahtarlar ayrılacak. Cevap anahtarı taranarak, kopyaları Dijital Kasa Sistemi’ne atılacak. Cevaplar, kağıtlarının tamamı tarandıktan sonra, sınava girenlere web üzerinden anahtarıyla birlikte sunulacak.

AÇIK UÇLU SEÇENEK GELİYOR

Sadece test sorularının olduğu sınavlarda kopya tespitinin güçlüğü nedeniyle adaylara açık uçlu sorular da yöneltilmesi de planlanıyor. Test kanalıyla ölçülemeyen becerilerin değerlendirilmesi de mümkün olacak. Kişiye özel, fotoğraflı cevap kağıtlarının üst bölümüne test yanıtları kodlanacak. Alt bölüme de açık uçlu soru yanıtları el yazısıyla yazılacak.

TEST BİRİMİNE ISO STANDARDI

ÖSYM Test Araştırma Birimi, TS ISO 2700x standartlarına göre güvenlik altına alınacak. Dijital matbaa sistemleri, TS ISO 2700x standartlarına göre inşa edilen binaya taşınacak.

HER ÇALIŞANA ÖZEL ŞİFRE

ÖSYM yönetimi tarafından “Kırmızı alan” adı verilen soruların depolandığı bölümün kapısına iki güvenlik görevlisi konularak, giriş-çıkışlar yasaklandı. ÖSYM’de daha önce beş kişinin bilgisayarlarda aynı şifreyi kullandığı tespit edilirken, yeni uygulama ile bilgi işlem bölümündeki sistem giriş şifreleri kişiye özel hale getirildi. Böylece kimin hangi işlemi yaptığı da belirlenebilecek.

Sınav yeri değişikliği sistemi çöktü

İptal edilen KPSS Eğitim Bilimleri Testi’nin yeniden yapılması hakkında ÖSYM, sınav yeri değişikliği için başvuru toplamaya başladı. Ancak başvuruların yapılabildiği ÖSYM Aday İşlemleri Sistemi (AİS) çökünce öğretmen adayları zor durumda kaldı.

Çarşamba, Eylül 29, 2010

Üniversitelere karne

Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK) yeniden yapılandırılıyor. Üniversiteler performansına göre sınıflandırılacak ve rektörler sadece üniversitelerin akademik durumuyla ilgilenecek

YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, YÖK'ün kurulduğu dönemde üniversite sayısının 29 olduğunu, günümüzde bu sayının 156'ya ulaştığını bu nedenle YÖK Yasası'nın yeniden düzenlenmesi gerektiğini söyledi. Yeni anayasa düzenlemesinde bu konunun öncelikli olduğunu belirten Özcan, "Bütün dünyadaki üniversitelerin sistemlerini inceledik. Ülkemize en uygun olan sistemi uygulamaya sokacağız. Rektör seçimini tamamen üniversitelerin yönetim kuruluna bırakıyoruz. Uygulanmakta olan sistem üniversitelere ve kuruma zarar veriyor" açıklamasını yaptı. Üniversitelerin ellerindeki bütçelerle başarıyı yakalamalarının mümkün olmadığını açıklayan Özcan, üniversitelerin sırtını devlete dayayarak bir yere gelmesinin günümüzde mümkün olmadığını vurguladı.Yapılacak yeni düzenlemede rektörlerle birlikte çalışacak işletmecilerin görev alacağını, bu kişilerin ABD'deki üniversiteler gibi üniversiteleri işletme gibi yöneteceklerini açıkladı.

BAŞARI SİSTEMİ

Yeni düzenlemede üniversitelerin başarılarını ölçmek için performansa dayalı başarı sistemini uygulamaya koyacaklarını açıklayan YÖK Başkanı Özcan, üniversitelerde ölçülebilir bütün çalışmaların puanlanacağını belirterek şöyle konuştu: "Akademisyenlerin yayınları, doktora çalışmaları, patent sayısı, öğretim üyesine düşen öğrenci sayısı, projeler, yayımlanan kitaplar, yurtdışı bağlantılar tek tek puanlanacak. Her öğretim üyesi çalışmaları ile aldığı puanlar karşılığında bir para alacak. Bu veriler her yıl, YÖK'ün sayfasında yayımlanacak. Böylece öğrenciler gidecekleri üniversitelerin durumunu, kaçıncı sırada yer aldığını ve karnesinin ne durumda olduğunu öğrenecek."

10 bin polis alımı için başvurular başladı

Polis Meslek Eğitimlerine 9 bin 500 Erkek, 500'ü Bayan toplam 10 bin aday asıl, bu miktarların %30’u olan 2 bin 850 Erkek, 150'si Bayan toplam 3 bin aday yedek olarak alınacaktır. 2009 ve 2010 KPSS – P3 puan türünden 60.000 ve üzerinde puan alan ve en az dört yıllık yüksek öğretim kurumlarından mezun olanlar başvurabilecek. Başvurular, ikamet ettikleri İl Emniyeti Müdürlüklerine 29 Eylül – 14 Ekim 2010 tarihleri arasında, istenen belgelerle birlikte şahsen yapılacak.

Cuma, Eylül 24, 2010

Ertelenen KPSS'ye 2 milyon başvuru

ÖSYM tarafından bu Pazar günü yapılması planlanan ancak daha sonra ertelenen ortaöğretim ve ön lisans mezunlarının gireceği Kamu Personeli Seçme Sınavına (KPSS) 2 milyon 420 bin aday başvuruda bulundu.
ÖSYM, ''11 Temmuz 2010 tarihinde lisans mezunlarına yönelik yapılan KPSS'de sınav sorularının çalındığı ve kopya çekildiği'' yönündeki iddialar nedeniyle kamuoyunda oluşan endişelerin giderilmesi için 26 Eylül 2010 Pazar günü yapılacak ortaöğretim ve ön lisans mezunlarının gireceği KPSS'yi ertelemişti.

KPSS'nin ertelenmesiyle sene sonuna kadar ÖSYM'ce yapılacak 12 sınavın düzenlemesi ve başvuru tarihlerinde değişiklik olabileceği ihtimaliyle daha önce duyurulan tarihler iptal edilmişti.

Adaylar, uygulanacağı tarih daha sonra ÖSYM tarafından belirlenecek olan ortaöğretim ve ön lisans mezunlarının gireceği KPSS'ye, daha önce kendilerine gönderilen Sınava Giriş Belgesinde belirtilen yerde girecek.

Adaylar bu sınava adreslerine gönderilen eski tarihli Sınava Giriş Belgesi ile gireceklerinden bu belgelerin dikkatle saklanması gerekiyor.

KPSS, TUS ve ALES'in yapılacağı tarih

KPSS'de kopya iddiaları sonrası iptal edilen Lisans Eğitim Bilimleri oturumu iptal edilen Tıpta Uzmanlık Sınavı ve yine iptal edilen Akademik Lisansüstü Eğitim Sınavı'nın yapılacağı tarihler belirlendi. KPSS'de kopya iddiaları sonrası iptal edilen Lisans Eğitim Bilimleri oturumunun yapılacağı tarih belirlendi. Kopya ile ilgili soruşturmalar derinleştirilmişti.

Yürütülen soruşturmalar sonrası TUS'ta ve ALES'te de kopya çekildiği veya çekilme ihtimali üzerine bu sınavlar ertelenmişti. Ertelenen sınavların yapılacağı tarihler ÖSYM tarafından belirlendi.

ÖSYM'den yapılan açıklamaya göre iptal edilen Lisans Eğitim Bilimleri sınavı 31 Ekim 2010, ertelenen Tıpta Uzmanlık sınavı 5 Aralık 2010'da, ALES ise 19 Aralık 2010'da yapılacak.

ÖSYM'de yaşanan soruşturmalar ve incelemeler sonrası Prof. Dr. Ünal Yarımağan ÖSYM Başkanlığı'ndan istifa etmişti.

Haber7

Perşembe, Eylül 23, 2010

Eğitim haberlerine sınav skandalları damgasını vurdu

Medyada yayınlanan eğitim konulu haberlerde Yükseköğretime Giriş Sınavı (YGS), Lisansa Yerleştirme Sınavı (LYS) ve Kamu Personeli Seçme Sınavı’nda (KPSS) yaşanan sınav skandallarının ilk sırada yer aldığı bildirildi.

Medya takip şirketi Interpress, milyonlarca öğrenci ve binlerce memur adayını ilgilendiren YGS, LYS ile KPSS’nin yapıldığı yaz döneminde, medyada yayınlanan eğitim konulu haberleri mercek altına aldı. Araştırmaya göre, YGS, LYS ve KPSS’de yaşanan sınav skandalları en çok haberi yayınlanan konuların ilk sırasında yer aldı.

Interpress’in, yaz aylarını kapsayan ‘Medyadaki Eğitim Haberleri’ konulu araştırmasına göre, sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte peş peşe patlak veren YGS, LYS ve KPSS skandalı haberlerinin medya tarafından çok sıkı takip edildiğini ortaya çıkardı. Ulusal, bölgesel ve yerel iki bine yakın gazete ve dergiyi kapsayan inceleme sonuçlarında, Haziran – Eylül ayını kapsayan dönemde eğitim başlığı altında 77 bin 215 haberin yayınlandığı saptandı.

Araştırmanın ilk sırasında 3 bin 644 haberle, binlerce memur adayının iş için umut kapısı olan KPSS sonuçlarının açıklanmasının ardından, gündeme gelen kopya iddialarının derinlemesine araştırılmasıyla ortaya çıkan skandal yer aldı. KPSS’de yaşanan olumsuz olayın yazılı basında çıkan haberlerin dağılımı ise, ulusal mecrada 2 bin 141 adet, yerel basında bin 164 ve bölgeselde ise 339 adet şeklinde olduğu görüldü. Yapılan aynı araştırmada, eğitim konusunda yazılı basının ilgisini ikinci sırada çıkan toplam 725 haberle, LYS kılavuzlarında yapılan hata haberlerinin yer aldığı görüldü. Bu haberler gazetelerde 704, dergilerde ise 21 haber ve yazıya konu oldu.

SINAV SKANDALLARI TV HABERLERİNDE DE UZUN SÜRE ALDI

Medya araştırma şirketi Interpress’in ‘Medyadaki Eğitim Haberleri’ konulu araştırmasının görsel medyayı içeren bölümünde, YGS, LYS ve KPSS’de ortaya çıkan skandalın, ulusal ve yerel yayın yapan televizyonlar içinde 46 tanesinin çeşitli haber bültenlerinde yer aldığı görüldü. Bu konuda toplam 3 bin 611 haber yayınlandığı belirlenirken, bu haberlerin toplam süresinin ise 145 saati geçtiği ortaya çıktı.

2010 LYS ek yerleştirme kılavuzu onaylandı

- YÖK Genel Kurulu toplantısında 2010 Lisans Yerleştirme Sınavı (LYS) ek yerleştirme kılavuzu onaylandı. Ek yerleştirme başvurularına ilişkin duyuru önümüzdeki günlerde ÖSYM tarafından yapılacak.

Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan başkanlığındaki YÖK Genel Kurulu toplantısı sona erdi.

Toplantının ardından yapılan yazılı açıklamada, Türk-Alman Üniversitesine rektör olmak üzere YÖK'e başvuran adaylardan görüşülmemiş olanlarla görüşüldüğü belirtilerek, değerlendirmenin daha sonraki toplantıda yapılacağı kaydedildi.

Açıklamaya göre, Haliç Üniversitesi Vakfı Mütevelli Heyeti tarafından rektör adayı olarak YÖK'e önerilen Prof. Dr. A. Sait Sevgener ile ilgili olarak olumlu görüş bildirilmesine karar verildi.

Devlet üniversitelerine ait 6 fakülteye dekan ataması yapıldı. Buna göre, Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Tıp Fakültesine Prof. Dr. Ertuğrul Ercan, İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Prof. Dr. Aydemir Okay, İstanbul Üniversitesi Teknik Bilgisayar ve Bilişim Fakültesine Prof. Dr. Eşref Adalı, Marmara Üniversitesi Teknoloji Fakültesine Prof. Dr. Ahmet Korhan Binark, Namık Kemal Üniversitesi Mühendislik Fakültesine Prof. Dr. Özer Göktepe, Yüzüncü Yıl Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesine Prof. Dr. Mustafa Sarı atandı.

İnsani Değerler ve Ruh Sağlığı Vakfının kurmak istediği Üsküdar Üniversitesine ilişkin sunumun izlendiği belirtilerek, olumlu görüşün Milli Eğitim Bakanlığına bildirilmesine karar verildiği kaydedildi.

Toplantıda, Adnan Menderes, Balıkesir, Celal Bayar, Gaziosmanpaşa, Kafkas, Kahramanmaraş Sütçü İmam, Kocaeli, Mersin, Mimar Sinan Güzel Sanatlar, Muğla, Mustafa Kemal, Sakarya, Zonguldak Karaelmas ve Giresun üniversiteleri ile Gebze Yüksek Teknoloji ve İzmir Yüksek Teknoloji enstitülerinin rektörlük seçiminin 21-22 Ekim 2010 yapılması kararlaştırıldı.

YÖK Genel Kurulu, 7 Ekimde yeniden toplanacak.

YÖK Genel Kurulu toplandı

- YÖK Genel Kurulu, Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan başkanlığında toplandı.

Toplantı başladığı sırada YÖK binasına, ÖSYM Başkanlığına dün vekaleten görevlendirilen Prof. Dr. Ali Demir geldi.

Toplantıda, Türk-Alman Üniversitesi rektörlüğü için başvuran adaylar değerlendirilerek, Cumhurbaşkanlığına sunulacak 3 rektör adayının ismi belirlenecek.

Komisyon raporlarının da görüşüleceği toplantıda, bazı fakültelere dekan ataması da yapılacak.

Türk-Alman Üniversitesi için daha önce üç rektör adayı belirlenerek liste Cumhurbaşkanlığı makamına sunulmuş ancak listede ismi birinci sırada olan Prof. Dr. İzzet Özgenç'in adaylıktan çekilmesiyle Cumhurbaşkanlığı listeyi YÖK'e iade etmişti.

YÖK de bunun üzerine rektör seçim sürecinin yeniden başlatılmasını kararlaştırmıştı. YÖK, Türk-Alman Üniversitesi Rektörlüğü için yeniden başvuru almış, rektör adaylığı için 43 kişi başvuruda bulunmuştu.

Çarşamba, Eylül 22, 2010

ÖSYM'nin yeni başkanı belli oldu

Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığına İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Öğretim üyesi Prof. Dr. Ali Demir vekaleten görevlendirildi.

YÖK'ten yapılan açıklamada, Prof. Dr. Ünal Yarımağan'ın istifası ile boşalan ÖSYM Başkanlığına İTÜ öğretim üyelerinden Prof. Dr. Ali Demir'in vekaleten görevlendirildiği bildirildi.

Açıklamada, yıl sonuna kadar yapılacak olan sınav takviminin ÖSYM tarafından en kısa sürede açıklanacağı belirtildi.

ÖSYM Başkanlığına vekaleten görevlendirilen Prof. Dr. Demir, İTÜ Makine Mühendisliği Bölümünden mezun oldu. İTÜ Fen Bilimleri Enstitüsü Müdürlüğü yapan Demir, İngilizce ve Almanca olmak üzere iki yabancı dil biliyor.

İTÜ Tasarım Mühendisliği Bölümünde yüksek lisans eğitimi tamamlayan Demir, doktorasını ise İngiltere'deki Loughborough teknoloji üniversitesinde yaptı.

Polis, ÖSYM sınav çetesini kameralarla adım adım izlemiş

ÖSYM sınav çetesinin, polis tarafından kameralarla adım adım izlendiği ortaya çıktı. Hatta emniyet güçleri, çetenin sınava girenlere verdiği kopyayı, sinyal bozucu ‘jammer’ cihazlarıyla engelledi. Dinlemede şüphelilerden biri, çete liderine, telefonlar kesildiği için ‘darmadağın olduklarını’ iletti.

TÜRKİYE’de gözler, KPSS eğitim bilimleri sınavının iptaline yol açan kopya skandalına kilitlenmişken, polis, bambaşka bir kopya çetesini ortaya çıkardı. Polis Meslek Yüksek Okulu sınavında kopya çekildiği ihbarı ile yaklaşık 6 ay önce harekete geçen polis, sınav çetesinin üyelerini adım adım izledi.

ÖSYM’nin düzenlediği TUS, LYS, LGS, YGS ve ALES sınavlarında kopya çekildiği teknik takiplerle ortaya çıkarıldı. Polis, izlediği çete üyelerinin, “Telekulak” yöntemiyle kopya çekmelerini, “jammer”larla engelledi.

Buluşmaları kaydedildi

Cumhuriyet Savcısı Mehmet Cihan Kısa’nın yönettiği soruşturmada, çete üyeleri ve sınavda kopya çeken kişiler 6 ay süreyle teknik takibe alındı.

Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı (KOM) ile Ankara Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlar Bürosu ekipleri, şüphelileri yaptıkları toplantıları kamerayla kayda aldı, delilleri savcılığa sundu.

Polisten ilginç taktik

Polis, soruşturmanın sekteye uğramaması için çeteyle ilgili delil toplarken, diğer yandan da sınavlarda kopya çekilmesini önlemek için tedbirler aldı. Polis, takip ettiği çete üyelerinin girdiği sınavlarda, şüphelilerle kopyacılar arasındaki elektronik haberleşmeyi engellemek için ilginç yöntemlere başvurdu.

21 Mart’ta gerçekleştirilen Üniversitelerarası Kurul Yabancı Dil Sınavı’na (ÜDS) soruları kaydetmek için giren çete üyesi Z.B.’nin, kopyacılara ulaşmasını engellemek amacıyla sınavın gerçekleştirildiği okulun çevresine sinyal bozucu jammer cihazları yerleştirildi. Jammer cihazı çalıştırılınca Z.B. ne kopya bekleyenler ne de diğer çete üyeleriyle irtibat kurabildi. Sınavdan çıktıktan sonra çete lideri olduğu iddia edilen O.A.U.’yu telefonla arayan Z.B.’nin, her yere jammer koyulduğunu, darmadağın olduklarını ve operasyonun bozulduğunu anlattığı da dinlemelerde belirlendi.

Kâğıtlarda ‘çizik’ yok

Soruşturma kapsamında şüphelilerin kopya çektiğinin delillendirilmesi amacıyla polis, ÖSYM’den şüphelilerin sınav kâğıtları ve soru kitapçıklarını aldı. Savcılıkta yapılan ilk incelemelerde soru kitapçıklarında, çete üyelerinin özel cihazlar aracılığıyla bildirdiği cevap şıklarının işaretlendiği, bunların daha sonra optik cevap anahtarlarına geçirildiği belirlendi.

Pazar, Eylül 19, 2010

KPSS çetesi sınavın zorluğuna göre fiyat tarifesi uygulamış

KPSS'de kopya olayının ardından çıkan ekip profesyonel çıktı. Teknolojiyi kullanarak soruların doğru cevaplarını adaylara ulaştıran ekibin sınavın zorluğuna göre para talep ettikleri belirlendi.

ÖSYM'nin yaptığı sınavlarların sorularını dışarı çıkarıp, satmakla suçlanan KPSS çetesi'nin tahminlerin ötesinde profesyonel bir ekip olduğu ortaya çıktı. Emniyet birimlerinin tespit etmeye çalıştığı çete elemanlarının günlük simkart kullandığı ve aralarındaki haberleşmeyi tespit etmekte zorlanıldığı belirtildi. Bir üniversite hocasının ele başılığını yaptığı KPSS çetesi'nin birçok ilde faaliyet gösterdiği tespit edildi. Çetenin sadece ÖSYM tarafından yapılan sınavlara değil, üniversitelerin kendi bünyelerinde açtıkları akademik unvan sınavlarına da et attığı, kendi üyelerine akademik unvan kazandırdığı da ileri sürüldü.

HER İLİN SORUMLUSU VAR

KPSS çetesinin birçok ilde çok gizli bir yapılanma içine girdiği, faaliyet gösterdiği illere de bir tane sorumlu tayin ettiği belirlendi. Ankara, Yozgat, Konya, Karaman, Bolu, Bursa, Elazığ ve Malatya ağını kuran şebekenin, bu illerden sorumlu bir üyesi bulunduğu tespit edildi. Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. O.A.U'nun yönettiği şebekenin Elazığ sorumluluğunu ise Z.B.'nin yaptığı kaydedildi. Şebekenin Konya ve Bolu illerindeki faaliyetleri S.A.'nın yürüttüğü, Ö.F.'nin ise Ankara sorumlusu olduğu kaydedildi.

PROFESYONEL BİR EKİP

Ankara Cumhuriyet Savcısı Şadan Sakınan tarafından yürütülen kopya soruşturmanda gözaltına alınan şebeke üyelerinin çok profesyonelce hareket ettikleri belirlendi. Sınavlara gözetmen olarak giren çete üyeleri yurt dışından getirdikleri özel aparatlarla soruları dışarı sızdırıyor. Çetenin soruları dışarı sızdırmak için kullandığı bir diğer yöntemin ise öğrenci şeklinde sınava girmek olduğu tespit edildi. Çete üyelerinden bazılarının sadece soruları dışarı sızdırmak için sınavlara girdiği ortaya çıktı. Çete üyeleri tarafından dışarı sızdırılan sorular önceden hazırlanmış evlere gönderilen sınav soruları burada çözüldükten sonra cevapları sınava giren çete üyelerine önceden dağıtılan aparatlarla ulaştırılıyor. Bu aparatların temin edilmesinde yeni kurulmuş bir üniversite hocasının aracılık yaptığı da iddia edildi. Sınav bittikten sonra aparatları toplayan Çete bir sonraki sınava kadar bu aparatları güvenli bir merkezde saklıyor. Çete üyelerinin teknik takibe takılmamak için hergün ayrı bir sim kartı kullandıkları belirtildi. Emniyet birimlerinin tespit etmeye çalıştığı çete elemanlarının günlük simkart kullandığı ve aralarındaki haberleşmeyi tespit etmekte zorlanıldığı belirtildi. Mart 2010 ÜDS, Nisan 2010 YGS, Mayıs 2010 KPDS, Mayıs 2010 ALES, Haziran 2010 LYS, Temmuz 2010 KPSS sınavlarında kopya çektikleri öğrenildi.

Sınav çetesinin sadece merkezi sınavlara değil bazı akademik unvan sınavlarına da el attığı ortaya çıktı. Üyelerine üniversitelerde akademik unvan sağlamak için üniversitelerin kendi bünyelerinde yaptığı sınavların sorularını özel aparatlarla dışarı sızdırıp, çözümleri aynı yöntemlerle sınava giren şebeke elemanına aktarıldığı ortaya çıktı. Çetenin Ankara sorumlusu Ö.F.'nin aynı yöntemle Gazi Üniversitesi'nde akademik unvan sınavını kazanarak akademik unvan aldığı iddia edildi.

TUS 80 BİN LİRA

Sınav çetesinin tarifeleri de el yakıyor. Çete üyelerinin sınav türü ve sınava giren adayların maddi durumuna göre bir tarife belirlediği ortaya çıktı. En pahalı sınav ücreti Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS) için istediği ücretin 80 bin Lira civarında olduğu belirlendi. Sınav çetesinin diğer sınavlarla ilgili tarifesinin adayların durumlarına göre tespit edildiği kaydedildi.(YENİŞAFAK)

KPSS ÇETESİ 'CASUS' GİBİ ÇALIŞMIŞ!

KPSS başta olmak üzere 6 sınavda faaliyet gösteren kopya çetesine ilişkin ilginç detaylar ortaya çıktı.

Zanlıların, adeta casus gibi çalıştığı, sınav sırasında soruların özel aletlerle görüntülü olarak dışarı gönderildiği, yanıtların da kulaklıkla sınıfa ulaştırıldığı tespit edildi. Operasyon kapsamında gözaltına alınan 53 zanlıdan 17'si serbest bırakıldı. Serbest bırakılanların, KPSS, LYS, ALES, KPDS, YGS ve ÜDS sınavlarında çeteden kopya alan adaylar olduğu öğrenildi. Aralarında çete liderliğiyle suçlanan Oruç Ali Uğur'un da bulunduğu 36 zanlının sorgusu sürüyor. Şahıslarla birlikte ele geçirilen malzemeler casus filmlerini aratmayacak cinsten. Kalem kameralar, kolye ya da kol saati şeklinde cep telefonları, casus kulaklıklar ve güçlendirilmiş bluetooth aparatlarına el kondu. Kopya çetesinin polislik sınavlarında da kopya organizasyonu kurduğu ve adaylara kopya ulaştırdığı tespit edildi.

MHP'DE MEMURMUŞ

Çete lideri olmakla suçlanan Oruç Ali Uğur'un bir dönem Devlet Bahçeli'nin danışmanlığı yaptığı iddiası, MHP tarafından reddedildi. Partiden yapılan açıklamada şahsın 1998 - 2000 yılları arası partide büro memuru olarak çalıştığı belirtildi.

Soner ARIKANOĞLU (AKŞAM)

KPSS’de yeni korku: Ya yargı da iptal ederse!

İptal kararından sonra gözler, mahkemelerin kararla ilgili yapacağı yorumlara çevrildi

Bugüne kadar KPSS’nin iptaline ilişkin açılan davalara ek olarak, ÖSYM’nin iptal kararının iptali ve yapılacak yeni sınavın iptali istemleriyle yeni davalar açılması bekleniyor. Adayların, bütün soruları doğru yanıtlayan şüphelilerin diğer testlerde de kopya çekmiş olabileceğini belirterek, dava açma hakları da bulunuyor. Bu davalardan herhangi birinden çıkacak olası bir iptal kararı ise durumun içinden çıkılmaz bir hal almasına yol açacak. KPSS’nin bütünüyle iptali halinde, bütün sınavın silbaştan yapılması gerekecek. ÖSYM’nin Eğitim Bilimleri testini iptal kararının iptal edilmesi halinde ise kopya çekenlerin tek tek saptanarak sınavlarının iptal edileceği tarihe kadar atama yapılmayacak. Yapılacak yeni sınavın iptali halinde ise kimi adayların eski, kimi adayların yeni puanının hesaplanması gerekecek. Bütün bu ihtimaller, KPSS mağdurlarına tazminat hakkı da doğuracak. ÖSYM yetkilileri hakkında tazminat davaları açılabilecek.

Cumartesi, Eylül 18, 2010

Sınava girip soruları satmışlar

KPSS iddialarıyla ilgili ÖSYM’nin Bilkent’teki binasında yapılan inceleme 3 gündür devam ederken yeni bir çete daha ortaya çıktı.
Yapılan baskında bu yeni çetenin yüksek lisans öğrencilerini sınava soktuğu, soruları kaydettiği ve yanıtlarıyla birlikte önceden anlaştıkları kişilerin cep telefonlarına gönderdikleri ortaya çıktı.

Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Daire Başkanlığı ile Ankara Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlar Bürosu ekipleri, Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS), Lisans Yerleştirme Sınavı (LYS), Lise Giriş Sınavı (LGS), Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) ve Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı’nda (ALES) kopya çekildiği ihbarları üzerine operasyon yapıldı. Gözaltına alınanlar arasında öğretim görevlisi de var.

KPSS soruşturmasını Ankara Cumhuriyet savcısı Şadan Sakınan yürütürken bugünkü operasyonu ise Ankara Cumhuriyet Savcısı Cihan Kısa yürütüyor. Emniyetin 6 aydır yürüttüğü soruşturma kapsamında çete elemanları teknik takibe alındı.

Sınavlarla ilgili 2 ayrı çeteden söz ediliyor. Birisi, soruları sınav öncesinde ele geçirerek satıyor. Diğeri ise yüksek lisans öğrencilerini sınava sokuyor, bu kişi soruları kaydediyor ve yanıtlarıyla birlikte önceden anlaştıkları kişilerin cep telefonlarına iletiyor.

Kaynak:e okul

Çarşamba, Eylül 15, 2010

ÖSYM'deki KPSS çalışması bitti

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan'ı kabul etti.

Yök Başkanı Özcan, Başbakanlık Merkez Bina'da gerçekleşen görüşmenin ardından, çıkışta gazetecilerin, 2010 yılı KPSS'deki kopya iddialarının ardından sınavın iptal edilip edilmeyeceği sorusu üzerine, ''İptal konusu için savcılığın kararını bekleyeceğiz'' dedi.

ÖSYM'DEKİ "KPSS" ÇALIŞMASI BİTTİ

Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezince (ÖSYM) 10-11 Temmuz 2010'da gerçekleştirilen Kamu Personeli Seçme Sınavı'nın (KPSS) sorularının sızdırıldığına ilişkin iddialara yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, ÖSYM'deki bilgisayarlarda yürütülen inceleme çalışması, Ramazan Bayramı'nda da mesai yapılarak tamamlandı.

YÖK Denetleme Kurulunca savcılık kanalıyla mahkemeden alınan karar doğrultusunda, Ankara Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü polis ekibince ÖSYM'nin Bilkent'teki ana hizmet binasında 31 Ağustosta başlatılan inceleme iki hafta sürdü.

Polis ekibi ÖSYM'nin sınav hizmetleri biriminde yürüttüğü çalışmada, KPSS Eğitim Bilimleri sınav sorularını hazırlayan 6 komisyon üyesine ait olan bilgisayarların da aralarında bulunduğu bilgisayarların ana belleklerini kopyaladı. Delil olabilecek nitelikte teknik incelemelerini sürdüren ekip, bayramda da mesai yaparak ÖSYM'deki çalışmasını bitirdi.

-ÜÇ KOLDAN SORUŞTURMA-

Öte yandan, Cumhuriyet Savcılığının yürüttüğü soruşturmanın dışında Devlet Denetleme Kurulu ile YÖK Denetleme Kurulunun yürüttüğü soruşturmalar da devam ediyor.

YÖK Denetleme Kurulu Başkanı Mustafa Solmaz, ÖSYM'deki incelemeler sürerken, Ankara Cumhuriyet Savcısı Şadan Sakınan'ı ziyaret ederek bilgi paylaşımında bulunmuştu.

Bu arada, bugün Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile KPSS ile ilgili iddialar konusunda görüşen YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan'ın, geçen hafta Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ü ziyaret ederek gelişmeler hakkında bilgilendirdiği öğrenildi.

Salı, Eylül 14, 2010

Polis olmak isteyenlere müjde!

KPSS'deki iddialara ilişkin soruşturmanın tamamlanmasının ardından üniversite mezunu 10 bin polis alınması için ilan verilecek.

İçişleri Bakanı Beşir Atalay, KPSS'deki iddialara ilişkin soruşturmanın tamamlanmasının ardından üniversite mezunu 10 bin polis alınması için ilan vereceklerini bildirdi.

Bakan Atalay, “İltica ve Göç” konulu Avrupa Birliği (AB) Bakanlar Kurulu Toplantısı'na katılmak üzere özel uçak “ATA” ile Belçika'nın başkenti Brüksel'e gitti.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, bugün YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan ile görüştükten sonra Bakanlar Kurulu toplantısında konuya ilişkin bilgi verdiğini ifade eden Atalay, şöyle konuştu:

“Konunun, polisle ilgili bir boyutu yok artık, yargı boyutu var. Milli Eğitim Bakanımız, YÖK ile bu konuyu tekrar görüşüp değerlendirecekler. Kamuya personel alınacak. Acil olan bu. Biz de 10 bin polis alacağız. Bunun için ilan vereceğiz ama KPSS'nin sonucunu bekliyoruz. Sınav sonucu bir kesinleşsin. İptal mi edilecek, yoksa bu haliyle geçerli mi olacak, sadece içinden sorunlu olanlar mı ayıklanacak, bir kararın verilmesi gerekiyor. Yani bu, daha çok istihdam edilecekler açısından bir gecikmeyi öngörüyor. Dolayısıyla biz de bir an önce karar verilsin istiyoruz.”

Atalay, her yıl KPSS sonuçlarına göre üniversite mezunu polis aldıklarını anımsatarak, “Bu sınavın sonucuna göre üniversite mezunu 10 bin polis daha alacağız. İlan verecektik ama geciktirdik. Sebebi, bu sınavın sonucundaki belirsizlik. Sonucu bekliyoruz. İlanımız olacak” dedi.

YÖK Başkanı: ÖSYM'nin yeni bir şekli olacak

YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu ile görüştükten sonra gazetecilerin sorusu üzerine, “Yakında ÖSYM'nin yeni bir şekli olacak” dedi.

ÖSYM ve diğer eğitim haberleri